fizik açıdan hala yetersiz galatasaray.70. dakikadan sonra oyundan düştüler.3 tane pozisyon ikisi duran top biri uzaktan şut.inanılacak gibi değil.hala gelişemeyen bir barış,yetersiz bir sabri,güven vermeyen bir kaleci.barış sadece koşuyor.sabri ile beraber ikiside beyinini kullanamıyor.arda'nın üstüne yıkılmış bir takım.yabancıların kulübede.3 senedir sahanda attığın gollerin rehavetine kapılıp kısa sürelerde yenen goller.hiç mi ders alınmaz aklım almıyor.rakip küçümsemek dedin mi türk takımlarının üstüne yok.gelir bu boş takım bile 2 tane atar gider.biliyorum transfer yapmak o kadar kolay birşey değil.alınsın demek kolay ama takımın transfer istediği kaçınılmaz.kesinlikle bir kaleci,sağ bek ve santrafor alınmalı takıma.batdal daha gelişme ve alışma sürecinde.olacağı belli oldu yani.üzerine koyacaktır.iyi bir yedek olur bu sene.kalite yok şuan.ligi ve kalırsak avrupayı mümkün değil kaldırmaz bu kadro.bunları görmek için profesör filan olmaya gerek yok yani.taktik teknik konulara eyvallah biz bilemeyiz teknik direktör kadar ancak o kadar da değil yani.bu takıma elenirsek artık yazık yani tüm emeklere.mali açıdan büyük darbe demek.3 senedir şampiyonlar liginde yoksun 15'erden 45 milyon euro kafadan zarardasın zaten.temennimiz düzelmesi ama yönetimin ve teknik kadronunda bazı şeylerin farkına varması gerekiyor.
arda turan'ın attığı iki gole, miloš krstic ve nenad injac'ın golleri ile cevap vermişler ve istanbul'dan avantajlı bir skorla evlerine dönmüşlerdir.
maçtan dikkat çeken noktalar ise; mehmet batdal'ın kaçırdığı goller, juan pablo pino'nun hızı ve top tekniği, harry kewell'ın dönüşü, defansta servet çetin'in aksaması ve yediğimiz ikinci golde çok rahat alabileceği bir topta tereddüt ederek golü yiyen aykut erçetin'di... geçen sezondan beri genç kalecilere, türk kalecilere şans tanıyın diyoruz ama tanınan ilk şansta da başımıza gelecek buysa, kendi dediklerimizden bile pişman olabiliriz...