(bkz.: cemal süreya) gülün tam ortasında ağlıyorum her akşam sokak ortasında öldükçe önümü arkamı bilmiyorum azaldığını duyup duyup karanlıkta beni ayakta tutan gözlerinin
ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorum ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorum İstasyonda tiren oluyor biraz ben bazan istasyonu bulamayan bir adamım
gülü alıyorum yüzüme sürüyorum her nasılsa sokağa düşmüş kolumu kanadımı kırıyorum bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı ve zurnanın ucunda yepyeni bir çingene
nurullah genç'in bir şiiri. gül (yine hüzün) bitir bu işkenceyi , sende artık bana gül dokundurma elini pıhtılaşan kana gül bahçe boş ;çeşme kuru ; nerde bostancıbaşı gelde feryâd ü figân etme bu hüsrâna gül yıllarca yatağında uyudum semenderin çakallar yuvalandı bizim olan hana gül unuttum gökkuşağı altındaki resmini nice bühtan ettiler eski bir sultana gül kâinat oluk oluk boşalırken içimden yağmur damlası bile olamadım sana gül
uzandığım her hayal tutuşturdu ömrümü her yangınla yeni bir yangın düştü cana gül ya öldür , yarasalar okşasın cesedimi ya da terkedip gitme beni bu isyâna gül dinle ki , en ölümcül şarkımı söylüyorum darağacı kurdular döndüğüm her yana gül nasıl sevişiyorsun kırkayakla , çıyanla hani boyun bükmüştün ebedî fermana gül meğer bir yanılgının zinciriymiş umudum güvenimi yitirdim şimdi her dermana gül
sezen aksu nun düğün ve cenaze albümünden bir şarkısı.. söz: sezen aksu - meral okay müzik: goran bregoviç
sürgün verirdim senin yüreğinde körpe bir güldüm elinde kopardın çok zamansız evcil değildim ben soldum ergenken veren allah alır gülün hatırı kalır artık erkeğim değilsin başka kadının var ayak seslerini, sık nefeslerini akşam ayıp heveslerini bazen ağzımda bulurum dudak izlerini oysa sen benim hakkım değilsin başımda göçebe kuşlar yalandı aslında suçlar sana göre değildim, çok kısa sevindim dilsiz bu taşlar yalandı aslında bütün suçlar
mayis-haziran aylari arasinda, pembe, beyazimsi, sari, kirmizi renkli çiçekler açan, güzel kokulu çok senelik, çalimsi ve dikenli bir bitki. gövdeleri silindir biçimli, yesilimsi, esmer renkli, çok dalli ve dallar sik dikenlidir. dikenlerin uçlari kivrik ve genellikle kirmizi renktedir. yapraklar sapli ve kulakçikli, 5-7 yaprakçiklidir. çiçekler dallarinda tek tek veya kümeler halinde bulunur. çanak yapraklari 5 parçali, taç yapraklari ise çok parçalidir. deniz seviyesinden itibaren, 3500 m yükseklige kadar, kafi derecede rutubetli ve geçirgen topraklarda yetisir. türkiye’de yabânî olarak yetisen 23 türü bulunmaktadir. çok eski bir kültür bitkisidir. mensei kesin olarak bilinmemekle birlikte, çogu gül çesitlerinin menseinin asya’nin mutedil bölgeleri oldugu kabul edilmektedir.
çiçeklerine göre: yalin kanat, yarim katmerli ve katmerli güller.
boylarina göre: bodur, yüksek ve sarilici güller.
çiçeklenme zamanina göre: yilda bir çiçek açanlar, yilda birden fazla çiçek açanlar ve yediveren güller diye siniflandirilmaktadirlar.
gülün kullanilan kisimlari çiçegi, çiçeklerinden elde edilen gülyagi ve gülsuyudur. çiçekler sabahin erken saatlerinden günes dogmadan toplanip gölgede kurutulur. su buhari ile distilasyona tabi tutulur. elde edilen kismin üst tarafinda gül yagi toplanir. alttaki sulu kisim ise gül suyunu teskil eder. genellikle 3000-3500 kg çiçekten, 1 kg gülyagi, 500 kg gül suyu elde edilmektedir.
gül çiçeginin taç yapraklarinda uçucu yag, tanen, gallik asit, kuarsitrin, siyanin, seker ve mum vardir. gülyagi tibbî bir tesire sâhib olmamakla berâber, bilhassa parfümeri ve kozmetik sanayiinde bazi pomatlar ile galenik preparatlarin kokusunu degistirmede çok kullanilir. antiseptik etkisi vardir. bogaz ve bademcik iltihaplarini giderir. göz kanlanmalari ve göz nezlesinde etkilidir. dahilen ise hafif müshil etkilidir. gülsuyu, gül reçelleri halk arasinda yaygin olarak kullanilir.
gül birligi temsil eder .güle dikkat ile bakılırsa yaprakların bir nokta çevresinde sıralanmış oldugunu görürsünüz. islamda gülün sevilmesinin arka planında yatanlardan biri de budur.
peygamberimiz hz. muhammed 'in semboludur.bu yüzden kutlu doğum haftasında güller dağıtılır ümmetine , o ki yaratılan ilk nur ve son kahramandır. gülün güzel kokusu sinmiştir ter kokusuna. onun sembolü olabilmek güle nasip olmuştur. "bir gülün kokusunda ,seni buldum bu gece." "bana gülleri derin,kırmızı güller verin."