sınavlardan daha beter bir sey varsa o da üzerine sorulan sınavın nasıl gecti ? sorusudur.hanı o 10 dakika önce önünüzde duran sorular bile bu kadar bıktırmaz insani.
cok basit olmakla birlikte karsinizdaki insana göre degisiklik gösterebilen iki davranıs yolu vardır sınav sonrasının.birincil davranıs bicimi sessiz kalmaktir,sanki o insan sinavdan cikmamis hatta sinava falan da girmemis gibi davranmaktir.fakat kisiye göre tepkiler farklı olabilir,bir kısım ınsan bundan hoslanır,bir kısım ınsanda ulan sınavdan cıktık ınsan bı sorar diyebilir.
bir digeri bu tehlikeli soruyu sormaktir,fakat sorus tarzı onemlidir.böyle sanki sinavi siz yapmis,o sorulari siz sormussunuz gibi davranmakta fayda var.özellikle sinavdan cikan kisinin suratı asılmıssa,poponuza benziyorsa hic üzerine gitmeyin,telkinlerde bulunmak bazen geri tepebilir.
he o surat sınavların harıcınde normalde de poponuza benziyorsa is sizden cıkmıs demektir,keyfinize bakın.
çeşitleri vardır.öss,oks,les,kpds,okul sınavları.genelde öss ve lgs öncesi rehber hocalar,ebeveynler hepsi ağız birliği edip"hayatından bir seneyi siliceksin.sonra hep rahat edeceksin."gibi şeyler söylerler.ama o silinecek olan seneler 13-14,17-18 yaşları yani hayatımızın baharıdır.sonrasında ne kadar iyi bir mesleğe sahip olsak da o senelerdeki derslerden kaytarma rahatlığını hayatımızın hiç bir döneminde bulamayacağız.
kesinlikle klasik olmamalidir.klasik sinavlarda sinavi okuyan kisisnin kisisel ozellikleri de devreye girdigi icin insan faktoru girmis olur ki bu da saglikli birsey degildir
ömer faruk sorak'ın yönettiği filmde, sinem kobal'da oynamaktadır.
konusu: öss stresine girmiş olan bir grup öğrencinin sınav kitapçıklarını çalmaya karar vermeleri ve bunun için, kraliyet hırsızı ingiliz charles'tan yardım istemeleri anlatılmaktadır.
öncelikle filmin bir ocean's11 ve hababam sınıfı kırması olduğunu söyleyeyim. nasıl iş lan o? diyenler filme girip görünce bunu anlayacaktır. bunun dışında oyunculuk gayet güzel. işleniş süper. yalnız tek arıza filmin son çeyreğinde ortaya çıkıyor. buda van damme'ın oyuna katılmasıyla oluyor. film biraz fantazi oluyor. geyiğe bürünüyor. bunu çok abartmamışlar, yani öyle rahatsız eden çokta bir durum yok. iyi yedirilmiş bir anlatım olmuş. bir mantık hatası söyleyeyim filmle ilgili, bu öğrenciler fen bölümü öğrencisi ama mantık diye bir dersleri var. tabii garip olmuş, ayrıca okula bile uğramayan öğrenci nasıl olurda fen seçiyor, hadi bunu geçtim. biraz mantık arayınca zevkini alamıyorsunuz. müzikler süper. nil karaibrahimgil , duman ,manga vb. alternativ sanatçıları bol duyucaksınız. hatta film bol bol bir video klip tadına bürünücek. ben özellikle dumanın şarkısının çaldığı kısımda ulan bu sahne tam şarkı için yapılmış, duman buna klip çeksin burdaki sahneleri kullansın, birazda kendi eklesin. kısaca film nsıl derseniz; gayet güzel kaçırmayın gidin, lakin çok ileri yaşlarda abilerimize hitap etmeyebilir. öss orjinli olduğundan böyle diyorum. peki ya hokkabaz'la karşılaştır diyorsanız. hokkabaza daha gidemedim diyorum. 3.5*/5
kimi zaman komedi, kimi zaman hüzün fışkıran, kimi zaman heyecanlı güzel film. izlenilmesi gerekir. roller cuk oturmuş bir biçimde verilmiş. *yanibasimdan sarkisinin caldigi vakit hüzün doludur.. hele sonunu hiç katmıyorum. *
yanibasimdan caldigi sirada tum sinemanin bir anda aglamaya basladigi, omer faruk'un yonetmenligini inanilmaz derecede begendigim, kanimca hababam sinifi'ndan sonra turkiye'nin en basarili genclik filmi. izlenilesi.
son dönemlerde izlediğim en iyi türk yapımı.hokkabazla karşılaştırıldığında çok daha bizden,çok daha realist bir film. her türk gencini yoran,kasan sınav-eğitim sistemiyle biraz dalga geçen,biraz hayatın kendisinin kimi nasıl yönlendireceğini zaten bildiğini anlatan bir film. her türk genci bir kez hayatında sınav sorularını çalmayı düşünmüştür.film burdan yola çıkıyor ve diyor ki; sana yamuk yapana sen de yamuk yapacaksın. hayatta bazı şeylerin nasıl elde edildiğini,vazgeçilmez ve gerçek olanın ne olduğunu,mutlu olmanın ne olduğunu,bazı ufak gerçeklikler uğruna neleri kaçırdığımızı hüzünlü bir şekilde anlatıyor ve güldürüyor. ve tekrar diyor ki..sistem yanlışsa sen o yanlışın parçası olmak zorunda değilsin,sen düzgün ol,ezilsen bile eğilmezsin.
ismail hacıoğlu'nun döktürdüğü film ..yalnız yaya yaya filmin asıl konusuna çok geç girilmiş van damme de ahlak hocalığı yaptı hemide okan bayülgenle ki gerçek hayat böyle değil ki ! çalanlar genelde kazanır. iyiler de avuç yalar ..
film baslarken gece yolcularının hazırlamıs oldugu müzigin ortadirek saban'ın arapca dersleri calısırken söyledigi kelimelerden olustugunu görmek bir kemal sunal hayranına hediye olarak gelebilir ve nostalji yasamasına neden olabilir.***
beklentilerin otesinde bir film. jean claude van damme'li gereksiz bir kac sahne disinda oldukca basarili bir turk filmi. filmin muzikleri ile sahnelerin uyumu, guzel espriler, oyuncularin performanslarinin harikulade olmasi *, klip tadi yakalanmis sahneler, gozden bir kac damlanin kurtulmaya tesebbus etmesine neden olacak duygusal anlar vs vs hepsi harika olmus. lisanda surc, kurguda hata aramadikca zevk alinabilecek bir film. omer'e faruk'a ve de sorak'a ayri ayri tesekkur etmek gerek. *
son yillarin en iyi kugulanmis yerli yapimi.. konusu ilk baslarda basit de gelse gayet oturakli ve abartisiz izlenebilir bir film olmus.. oncelikle tebrik etmek ve tesekkur etmek gerekir.. oyuncu secimleri ki yagmur atacan da dahil, guzel oturmus.. **